Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manisaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2010 Cuma

STSL 8.Hafta : Bir Sıkıntı Var

Spor Toto Süper Lig'in 8. Haftasında Manisaspor ile karşılaşıyoruz. Beşiktaş'ımızın sakatlıklardan başını kaldıramaması maç öncesi en önemli sıkıntı. Son zamanlarda ligimizde Anadolu takımlarımızın büyük takımlara karşı sürprizlerle dolu maçları göze çarpmakta. 



Özellikle geçen sezon Ziraat Türkiye Kupasında umulmadık sonuçları Manisaspor'a karşı almış bulunuyoruz. Hatta biraz daha geriye gidecek olursak, karşılıklı olarak ilginç sonuçlar alıyoruz. 2007/08 sezonunu hatırlayıp balık hafızaları tazeleyecek olursak, Beşiktaş'ımız en farklı galibiyetini o sezonun ikinci yarı son maçında 5-1'lik galibiyet ile almış bulunuyor. Bu maçın detayına yönelik olarak söylenebilecek tek söz vardı çok sesli tribünümüzde... "Sabote Etmeyin, Uefa'ya Gidelim"...  Ve nedense her Manisaspor maçında da sanki dün gibi kulağımda çınlar bu tezahürat...

Eee tabii kolay değildi... Sezona büyük umutlar ile başlayıp, umulmadık mağlubiyetler ile şampiyonluk yarışından kopmuş bulunmak. Üzerine bir de en yakın rakibimiz ile Uefa Kupalarına katılabilme yarışına girince doğal olarak yönetimden şikayetçi çoğunluğun sesinin üzerine, Beşiktaş'ın o zamanki menfaatlerini göz önüne alıp bu tezahüratı doğurmuştu kapalı... Hafızam beni yamultmuyorsa yarıştığımız rakibimizde Sivasspor'du... Beşiktaş'ın farklı kazanması gereken bir maçı, sanki oynanmasa bile 5-1 bitecekmiş gibi senaryovari bir mücadele olmuştu... Hatta İbrahim Kaş'ın bile gol attığının canlı şahidiyim diyebilirim. Hatta 2 gol ile...

O sezondan sonra Beşiktaş'ımız şampiyon oldu... Uefa'da umulmadık bir mağlubiyet ile yüzleşilsede yurt sınırları içerisinde kendi borusunu öttürdü... 

Hafızaları tazeledikten sonra Beşiktaş'ımızın o günden bugüne değişen teknik/taktik mantalitesinin yanı sıra kadroya katılan futbolcular ve yönetim açısından değiştirilen isimleri ile epey yol katettiğini görüyoruz. Fakat başta da değindiğimiz gibi son zamandaki sakatlıklardan dolayı kadro açısından zaten kulvarların verdiği rotasyona "mecburi" bir hava katıcak yeni bir rotasyon mevcut...

Özellikle Avrupa Ligi öncesi bir yenisi daha eklenmemesi için dua etmek gerekirse, o da yapılmalı... Porto ile malumunuz Perşembe akşamı grup liderliği için karşılaşacağız... 

Maçın neticesi oynanmadan bilinmiyor elbet, sakatlıklardan dolayı heran sürpriz yaşanabilir diye düşünüyorum. Fakat isim Beşiktaş ise hangi favori maçında olursa olsun, Sergen gibi " Futbol eskisi gibi değil, bir sıkıntı var " diye düşüncelere bürünür dururum. 

Bu kadar laf ebeliğinden sonra; Fiyapı İnönü Stadı'nda ilk maçına çıkacak olan Beşiktaş'ımıza başarılar diler, basında çıkan olumsuz haberlere değinmeden geçerim. Keza o başka yazıda gündeme gelecek...

Saldır Beşiktaş'ım !

21 Aralık 2009 Pazartesi

Ziraat Türkiye Kupası: Manisaspor - Beşiktaş JK

Lig'in 16. haftasında karşılaştığımız Manisaspor ile yarın akşam saat 20:30'da deplasmanda Ziraat Türkiye Kupası ilk karşılaşmasını oynayacak Beşiktaşımız. Beklentilerimize ne kadar cevap verdiği ortada fakat kötü gidişe artık "dur" demek gerekiyor bunuda bu maç ile gerçekleştirmelerini temenni ediyoruz futbolcularımız ve teknik heyetimizin...

Sakatlıkları bulunan Hakan Arıkan, Rüştü, Holosko, Ferrari bu maçta görev alamayacaklar. Eğer ki antrenman sakatlıkları olmazsa bunun dışında gelişen herhangi bir sakatlık söz konusu değil. Manisa karşısında lig'de pek etkili bir oyun oynamadık. Kupa başkadır diyerek, kupaların takımı Beşiktaşımıza yakışır şekilde bir mücadele sergilemesini bekliyorum takımın. Yedek ağırlıklı bir kadro ile çıkabiliriz keza sakatlıktan ötürü. Erkan Zengin'in kesin görev alacağını umut ediyorum. Artık almalıda... Alternatifi bol bir kadro var takımımızda fakat garantiye almaktan mıdır nedir Mustafa Denizli pek şans tanımadı genç isimlere... Oynamalarının sakatlıktan ötürü değilde, Sayın Denizli'nin ağzından düşürmediği Rotasyon ve Futbolcuların her an hazır olması durumundan ötürü oynayacak olmalarını kendi adıma daha şık bulurdum. Ama bu saatten sonra yapılacak tek şey Mustafa Denizli'nin biraz daha özgüven kazandırması futbolculara...
Lig maçı öncesinde zor bir rakip olarak gördüğüm Manisaspor bunun (kendimce) aksini gösterdi bana. Tutuk bir takım... Genç isimlerle işi çözmek dileği ile...

Son Kupanın Son Sahibi;

Saldır Beşiktaşım !

14 Aralık 2009 Pazartesi

"Dik" Oyna...

Artık sorgulamak ne kadar doğru bilinmez ama sorgulanacak şeyler, bu takım neden sürekli kanatlara top açar? Top açarken neden bindirme yapmaz diğer futbolcular? Neden dikine oynanmaz bu futbol? Gibi sorularla kafaları meşgul edebiliriz...

Dün ilk dakikalarda iyiydik. Hatta ilk yarı iyiydik sadece desek makbuldur. Manisa'nın dağınıklığından daha da çok yararlanmak varken biz oyunu boğar olduk. Yediğimiz gol Ferrari'nin adam kaçırmasından kaynaklandı. Futbol bu elbette 90 dk. markaj altında tutamıyorsun rakibi. Fakat korner "fobi"lerimiz olacak, daha da çoğalacak bundan sonra. Tello'nun yada Nihat'ın neden kornerleri kullanamağını epey düşünür oldum. Yani zor değil topun altına girip orta açmak, heleki profesyonel bir futbolcu için çocuk oyuncağı  olsa gerek... Futbolcuları bireysel olarak eleştirmeyi sevmiyorum. Nihat yada bir başkası olsun farketmiyor ama Nobre'ye ne kadar yükleniyorsak Nihat'ında bu pastadan payını alacağını sezmemek yanlış olur. Nihat'ın bu yıl itibari ile Beşiktaş'a fazla birşey katamayacağını ben gözlemliyorum. Nihat'ı kazanmak adına onu oyuna sonradan dahil etmek daha mantıklı diye düşünüyorum. Bu aşamada verilen paradan bahsetmekte mümkün. Fakat kaybedecek neyimiz kaldı, bunuda sorgulamamız lazım. Futbolcularımızın paslaşmalarının bile cılız olduğu bir karşılaşmaydı. Ekrem Dağ sanki bir dağın arkasında saklanmış kalmış gibiydi. İkinci yarı orta sahamızdaki etkisizliğimiz ile ilk 5dk yüklensekde, Manisanın bilinçsiz ataklarını kabul eder olduk. Her ne kadar Mesut Bakkal "Fink ve Ernst'i marke ettik" desede biz kendimiz etkisizdik diye düşünüyorum.

Mustafa Hoca bu puan kayıbını telafi edecektir ligin ikinci yarısında fakat işi zora sokmak neden diye düşünmemek elde değil. 70. dk.'ya kadar oyuncu değiştirmemek hem takıma hem sağlığa zarar. Gerçi Denizli'nin mantalitesi bu sanırım. Her ne olursa olsun 70. dk. Beşiktaş için oyuncu değiştirme vaktidir ve bu geçen yıldan beri böyledir. İşin ilginci giren oyuncularımızında isteksiz oluşu asıl meseledir.

6+2 yabancı kısıtlamasının olduğu bir futbol düzeninde 10+1 yabancı ile bile oynasak dün akşamki futbol ile hiçbir yere varamayız. Çünkü Beşiktaş'lı futbolcu boşa kaçmaz, toplar yana açılır, dikine oynamaz... Delgado'yu arar oldu gözlerimiz... Hani derbilerde çok şeyler beklediğimiz Delgado... Ben artık derbilerde birşey beklemiyorum senden, gel şu takımda "Dik" oyna yeter...

12 Aralık 2009 Cumartesi

TSL 16.Hafta: Manisaspor - Beşiktaş JK

Şampiyonlar Ligine veda ettikten sonra ilk lig maçımıza çıkıyoruz. Manisaspor ile deplasmanda Pazar saat 20:00'de 19 Mayıs stadında karşılaşacağız. İlk bakışta kolay gözüksede yarın oynanacak maç zorlu bir karşılaşma olacağa benziyor. Keza 2 sezon önce "Sabote Edilmeyen" maç 5-1 bitmiş olsada, İbrahim Kaş golde atmış olsada o zamanki Manisa ile şimdiki Manisa arasında epey fark var...


Manisaspor bence lig sıralamasında lâyık olduğu yerde değil bunu belirteyim. Dirençli futbol oynuyorlar, heleki paslaşmalarda epey başarılılar diğer Anadolu takımları arasında... Ama futbol sonuca yönelik bir oyun olduğundan puan kayıpları sebebiyle ligde 17 puanla 13. sıradalar.

Manisa ile yarın akşam 7. kez karşılaşıyoruz. Bu zamana kadar yapılan karşılaşmalardaki durumda şudur:

2005-06 Sezonu:
Beşiktaş-Vestel Manisaspor: 3-1
Vestel Manisaspor-Beşiktaş: 0-1
2006-07 Sezonu:
Vestel Manisaspor-Beşiktaş: 1-0
Beşiktaş-Vestel Manisaspor: 3-1
2007-08 Sezonu:
Vestel Manisaspor-Beşiktaş: 1-2
Beşiktaş-Vestel Manisaspor: 5-1

Beşiktaşımızda Rüştü'nün son Şampiyonlar Ligi maçında burnu kırıldı... Kulüp doktorları acilen ameliyat olmasını dile getiriyorlar. Fakat Rüştü son iki lig maçını tamamladıktan sonra devre arasında ameliyat olmak istediğini belirtmiş. Büyük fedakârlık bence... Hakan Arıkan ve Rüştü'nün yokluğunda kaleyi koruyacak genç bir isim var, Korcan. Fakat Rüştü'nün oynayacak olması, Korcan'ın haftalardır kadroda olmasına rağmen oynamasına engel olarak gözüküyor.

Tek forvet olarak Bobô'nun görev alacağını tahmin edersiniz... Deplasmanda bu olayı anlamak mümkün, İnönü'de na-mümkün.  CSKA maçındaki gibi 8 savunmacısız bir sistemle umarım saha dizilişi gerçekleşir ve artık direkt sonuca giden bir Beşiktaş'ı en azında bu maçta izlemeye başlarız.

Beklediğim kadro; Rüştü, İbrahim Toraman, Ferrari, Sivok, İbrahim Üzülmez,, İsmail Köybaşı, Fink, Ernst, Ekrem Dağ, Tabata (Tello), Bobô...

Karşılaşmayı Selçuk Dereli yöneticek. Hakemlerin hiçbirinden hoşlanmasamda Selçuk Dereli'ye ayrı bir antipatim var. Dilerim iki takım adınada doğru kararlar verir. Maçın önüne geçmez ve maç sonu konuşulan sadece Futbol olur.

Saldır Beşiktaşım !