Dün akşam Tahkim Kurulu'ndan MHK'ya kadar giydiren bir başkan vardı sahnelerde... Faulleri verilmemiş, akabinde gol olmuş. Penaltı çalmıyormuş hakemler kendilerine... Ne garip geçen sezon bolca penaltılar ile ilerleyen bizdik sanki. Ne olduda isyan eder oldu anlamak zor.
Bu zamana kadar konuşmamasının sebebi, Kulüpler Birliği başkanı olmasından kaynaklandığını belirtirken ne kadar kin güttüğünü gözlerinden okumak çok basit. Tamam hakkın gasp edilir, hakem sürekli aleyhine çalışır fakat bu konulara değinirken kendi futbolunuda futbolcunuda göz önünde bulundurman gerekir.
Beşiktaş maçında öncesi ve maç sırasında, C. Kâzım'ın gerdiği ortamı, bunun öncesinde gs maçında Baroni'nin yaptıklarını ve Bilica'dan kaynaklanan Eskişehirspor maçındaki topsuz alanda rakibine yaptığı hareketi es geçmemen lazım sayın Aziz Yıldırım... Hatta daha eskilere uzanırsak Lugano'nun ne kadar kurallara saygılı olduğunuda bu aşamada dile getirebiliriz. Önce çuvaldızı kendine batırmalısın. Tabii bende demiyorum MHK ve Federasyon sütten çıkma ak kaşık. Değil illaki... Ama hak savunacağım derken kendi kusurlarını ört bas etmemelisin. Senin gibi bir makamda oturan insana yakışmayacak sözler sarf etmemelisin.
Rıza efendi 2 Ekmek 1 Süt pankartı ile ortamı gerdirmemelisin...
O Rıza efendi sana koltuk terk ettirir...
Bu resmi o girişe koymak çok basittir. Fakat altındaki "Şimdi Savaş Zamanı" gibi bir cümleyi oraya yazmaktaki asıl amacı şimdiden herkes sorgulamalıdır. Fenerbahçe Taraftarı'nın temiz olduğundan ön yargısız yazıyorum, şüpheliyim. Hangi amaçla bu yazı oraya yazılır. Aziz Yıldırım savaşçı ise bir kulübün başında ne işi var? Çıksın gitsin Kuzey Irak'a... demezler mi?
Yılmaz Vural demiş... 24.11.2009 tarihli fotomaç gazetesinin 3. sayfasında... Her ne kadar şovmen gözü ile bakılsada Vural bu işi yüreği ile yapan ender isimlerden bir tanesi. Bakarsınız dediği çıkar...
Fena hemde.. Çok fena... Fazla uzatıpta kasmanın anlamıda yok aslında. Herşey güzeldi dün gece... Bir kaç maçtır tribünündeki kötü performansımızı sürekli tartışıyorduk. Böyle kaos ortamında da ne olacağı muammaydı. İlk yarıda Serdar Özkan'ın atamadığı pozisyonu saymazsak pek etkili değildik. E kız tarafıda öyleydi... 2. yarıda erken gelen gol ile güzel bir tribün havası yakaladık. Takımda ateşlendi bizlerde... Çevremde çok insan vardı, bırakın stadda çıplak kalmayı adamlar Taksim'e bile çıplak yürüdüler :)
Deli İbrahim yıllardır çizdği grafiğin çizgisini bu maçta değiştirdi... Gerçi 100.yılda sağ ayağı ile attığı bir gol var, arada sırada İbrahim böyle şeyler yapıyor, güzelde oluyor... Batuhan'ın oyuna dahil olabileceğini düşünmüştüm arkadaşlarda benimle hemfikirdiler fakat Denizli tercihini Nobre'den yana kullandı, ofsaytta olsa vurduğu top direkten döndü, haricinde pekte etkili değildi... Neticesinde Beşiktaşım Fink'e Fink'e yendi... Bu yarış bensiz olmaz dedi...
Malum kalemizi Rüştü korumaya çalışacak. İbrahim Üzülmez, sakatlanan İsmail'in yerine kadroya dahil edildi ki, sakatlanmamış olsaydı bile İsmail'in oynayacağını düşünmüyordum. Klasik Mustafa Denizli hareketleri bunlar. Sanırım kendince işi garantiye almak olarak bakıyor. İbrahim Toraman sağ bek olarak başlayacak, stoperde oynayabilir, burada oynarsa keza Alex'e önlem olarak görev alacak. Denizli'nin kozu Yusuf Şimşek... Umarım kupa maçı gibi erken bir gol ile selamlar bizleri ve Denizli'yi... Ekrem Dağ, Gökhan Gönül ile gönül ilişkisini ne derece sürdürebilecek 90 dk. akşam göreceğiz. Nobre oyuna sonradan dahil mi olur bilemem ki, belki sürpriz yapar Denizli ilk 11'de başlar. Ben Nobre'siz bir maç izlemekten yanayım. Sanki Fenerbahçe daha atik oynayacakmış gibi mi yazıyorum ne?
Ama cidden öyle... Son maçlarda futbolcularımızda bir tedirginlik var. Tutuk maçlar çıkartıyorlar fener'e karşı...İnşallah bu akşam bu olayı tarihe gömeriz... Saldıran bir Beşiktaş izleriz... saldıran bir tribün görüntüsü veririz. Saldırandan kasıt; Başkan'ın varlığını görmezden gelip, 90 dk. boyunca dilimizde takımımızı ateşleyecek tezahüratlar eşliğinde bir tribün izletmek, yaşatmak. 90+4'den sonra saldıralım başkan'a da, öylede olacaktır zaten...
Maç sonucu ne olur diye istişareye yatmadım dün gece... Ama uykuya dalarken içimden söylediğim tezahüratıda es geçemez ellerim... Seni düşündüm dün akşam yine / Kafam güzeldi içmiştim yine / birde kendimi düşündüm sonra / ölesim geldi senin uğruna / hani dolmabahçe'de yürürken / hani fenerbahçeye koyarken / hani biz pınarbaşı çekerken / işte öyle birşey..
İşte öyle birşey istiyoruz ki koyalaım artık... Arma Aşkına, Allah Aşkına şunların dillerini boğazlarına kaçıralım artık ! Saatte geçmez bugün, akşam olmaz birtürlü...
Cumartesi günü oynanacak derbi'nin hakemi belli oldu. MHK'den yapılan açıklamaya göre Beşiktaşımızın Fenerbahçe ile oynayacağı derbinin hakemi Fırat Aydınus oldu.Bülent Gökçü ve Bahattin Duran yardımcı hakemler olarak açıklandı. 4. hakem ise Aytekin Durmaz.
Aydınus'un derbi karnesi ise şu şekilde;
2004-2005 Beşiktaş-Fenerbahçe 2-1
2005-2006 Beşiktaş-Fenerbahçe 1-2
2006-2007 Beşiktaş-Fenerbahçe 1-0
2006-2007 Beşiktaş-Fenerbahçe 0-1
2006-2007 Fenerbahçe-Beşiktaş 2-1
Kartlarını çekinmeden kullanan bir hakem. Dilerim doğru kararlar verir, malum ortamda gergin iken hakem etkiside olursa vay halimize...
Cumartesi günü oynanacak Beşiktaş- Fenerbahçe maçı için stada girerken kimlik kontrolüne tabi tutulacağız. Yanınızda kimlik getiriniz.Resmi siteden duyuruldu... Herkesin aklında böyle bir uygulamaya gidileceği vardı. Az çok forumlarda bu şekilde düşünce ayyuka çıkmıştı. Beklenende oldu... Artık stada geceden gitmek gerekecek 35 bin kişiye bu uygulama yapılacağı düşünülürse...
Geldi çattı bir fener maçı daha… Derbi önemlidir, kaos ortamında bambaşka bir boyut almaktadır. Beşiktaş taraftarı olarak nasıl badireler yaşadığımız malum. Bu açıdan neler yapacağımızıda kestirememek normal. Sadece istiyorum ki birkaç senedir İnönü Stadı’nda sergilenen her fener maçı profili bu maç değişsin artık. Hakem’in galeyanına gelip her kafadan bir ses çıkartıp susmak bize yakışmıyor. Hele böyle bir ortamda gırtlaklar yırtılırcasına bağırmamız şart. Alkolsüz gelineceğini sanmıyorum, her zamanki gibi sınırları zorlayacak arkadaşlar mevcuttur. Ama temennim tabi ki alkolsüz içecekleri maç günü tüketmekten yana…
Derbide protestolar devam edecek durum bunu gösteriyor. Zaten etmelide… Söylenmesi muhtemel bir beste var;
Sen bizi stadda dövdüren
Yüzüne sövdüren
Sabote ettiren
Söylediği
Her lafı yiyen
Milyon Euro veren
Bizi rezil eden
Mabedin tam orta yerinde
Büyük bir yüzsüz var
Şeref tribününde
Temizlik bize sökmez ulan
Dönmeyiz bu aşktan
Gidecek bu başkan
M. Topuz meseleside irdelenecektir. Yani bu maçta herkes payına düşeni Beşiktaş Tribünlerinden alacaklardır. Almalıdırlarda…
Günlerdir haberleri çıkıp duruyor Hakan Arıkan’ın sakatlanması ile ilgili, bizlerde kendimizce teoriler üreterek Rüştü’nün olası kaleyi korumasını tartışıyoruz. Hatta 2 gündür Rüştü’nün bile kaleye geçecek derecede olmadığı sakatlığından dolayı. Hakan elinden Rüştü belinden sakat. Allah Korcan’ın dilini korusun… Keza antrenmanlarda eline beline sahip olamamış kalecilerimiz. Korcan’da giderse bir Pancu’muz mevcut kadroda yok. Tabi ki Bobô var ama onun işi gol atmak atarsa… Keza 5 golü bulunuyor fenere… Güiza ise 4 Beşiktaş maçında 3 gol atmış… Tabi ki Rüştü Etkisi, Gökhan Zan etkisi var bu işte. Zan’ın olmaması sevindiriyor, büyük etkendi çünkü.
Nasıl bir kadro görürüz tahmin etmesi zor, ama Mustafa Denizli’nin bol gollü bir maç izleteceğini dün akşam “Son Kale” adlı programda Reha Muhtar açıkladı… Buluşup yemek yemişler 3,5 saat. Hakan Arıkan’ın iğne ile maça çıkabilme durumuna değindi. Dilerim ki iğnesiz bir an önce iyileşir. Gol çalışması yapılmadığının bir futbolcumuz tarafından Reha Muhtar’a söylenmesi meselesi üzerinede konuşmuşlar. Hangi futbolcunun olduğunu bilemiyoruz. Ama kendi düşüncemi haklı çıkartan bir durum bu. Sürekli bahsi açılsa dile getiriyorum. Bu takım idman yapmıyor diye…
Beklediğim kadro zorda olsa şu şekilde:
Hakan Arıkan İbrahim Toraman – Sivok – Ferrari - İsmail Köybaşı Ekrem Dağ - Fink - Ernst Tabata - Nihat - Bobo
Bilet fiyatları dün açıklandı, bugün satışa sunuldu saat 10:00 itibari ile… Fiyatlara diyecek çok şey var ama ne fayda edecek… Başkan temizlik politikasını yürütüyor bir nevi…
Eski Açık: 75,00 TL Kapalı Alt: 200,00 TL Kapalı Üst: 250,00 TL Numaralı Kenar: 225,00 TL Numaralı Orta: 250,00 TL VIP Alt A - F: 250,00 TL VIP Alt B - E: 320,00 TL VIP Alt C - D: 400,00 TL VIP Üst A - F: 450,00 TL VIP Üst B - E: 650,00 TL Yeni Açık: 75,00 TL
Derbi havası başkadır, herkes açısından farklıdır. Taraftar, Yönetim, Futbolcu herkes ayrı bir psikolojiye bürünür. Ki bu maçı bizler 2 haftadır beklemekteyiz. 19 Kasım’da Şırnak’ta vatani görevini yapan arkadaşım tezkere ile dönmüş olacak… Her telefonlaşmamız cumartesi akşamki maç ile başlıyor, bitiyor. Derbi ile gönderdik, derbi ile karşılıyoruz. Gidişi suskundu, süper kupa maçını izledik ertesi gün gönderdik… Dönüşü inşallah muhteşem olacak… :)
Turkcell Süper Ligi`nin 13. haftasında Beşiktaş ile Fenerbahçe arasındaki derbi mücadelesi 21 Kasım Cumartesi günü saat 20.00`de BJK İnönü Stadı`nda oynanacak.
Futbol Federasyonu`ndan yapılan açıklamaya göre 13. hafta maçlarının programı şöyle:
Malum dünya derbi(miz) yaşandı ve bitti saygısızca... Getirisi kadar götürüsünüde günlerce şişirip patlattığımız balonlar eşliğinde semalara saldık. Dün itibari ile cezalar açıklandı.
Fenerbahçe 2 maç seyircisiz oynama cezası alarak PFDK tarafından şaşkın bırakıldım. Böyle bir cezanın geleceğini malûm beklemiyordum. Fakat bu cezanın indirileceği düşüncesindeyim. Ayrıca Galatasaray basın toplantısına futbolcu çıkartmamaktan dolayı ve saha içi olaylar yüzünden toplam 20.000 TL para cezasına çarptırıldı.
Keita, R.Carlos'a attığı yumruktan 3 maç, Bİlica'da kural dışı hareketinden dolayı 3 maç müsabakalardan men cezası aldılar. Muhtemel olarak indirim geleceğini sanmıyorum ama güzel ülkemde herşey mübah.
Ayrıca hakem'in kafasına dikiş atılması, lig tv kameramanının başına gelen olaylardan dolayı velevki indirime gidilirse PFDK beni yanıltmamış olacak.