1 Aralık 2009 Salı

Selametle

Nadir ama yazmaya çalıştığım blog'a vatani görevimden ötürü 15 aycık ara vermek zorundayım. Yarından itibaren vatani görevimi yapmak için Kütahya'ya gideceğim. Zaman geldi eleştirdik zaman geldi göklere çıkardık takımımızı ve şu anda 7 de 7 giden bir takımımız var.

Bu takım galibiyet serisine devam eder.
Hakemler bir maçta takımı yakmadığı sürece böyle devam eder.
Ben askerden gelene kadar inşallah bu nobre takımdan gider.
Uefa ligine kalırız ve Şampiyon oluruz.
Aynı zamanda herkesin kıskanacağı çatlayacağı bir takım olacağımızdan da hiç şüphem yok.
Yönetim olaylarına ise hiç girmek istemiyorum ne düşündüğümüzü herkes az çok bilir.
27 senedir Türkiye Kupası alamayan fener'in bu senede alamaması dileği ile.
Galatasaray'ın bugünlerinin iyi günleri olduğunu ve devre arasında daha büyük takım içi sorunlar yaşıyacağını hatta ve hatta rijkaard'ın gitmesine neden olabilicek durumların belireceğini , trabzon'un toparlanıp ilk 3'ü zorlayacağını aynı zamanda fenerbahçe'nin 2.nci devre'den itibaren takım ve teknik yönetim olarak çöküşe geçeceğini düşünüyorum.

Herkese saygılar sevgiler. Selametle sizleri Allah'a emanet ediyorum.

Karadeniz'in Güneş'i


Şenol Güneş... Kendisine efendiliğinden ve milli başarılarından dolayı büyük bir saygı duyuyorum. Keza benim için Fatih Terim'den daha başarılı bir isim. Trabzonspor ile anlaşma sağladı sanırım imzayıda atacak. Artık Trabzonspor'un hocası yeniden Güneş...Trabzonspor'un taraftarında büyük bir sabır var, yada bende böyle bir izlenimleri var. 27 yıldır şampiyonluk göremeseydik (15 yıl görememiş büyüklerimiz ama bizlerde yaş itibari ile sayılı şampiyonluklar gördük) ne halde olurduk diye düşünüyorum.


Kariyerine bakıldığında hem futbolcu olarak hemde teknik anlamda gerçekten saygı duyulacak başarıları var. Kısır milli takım adına ve Trabzonspor'un başarılarında hep onun adı var. Buradan kısa özetini görebilirsiniz merak ettiyseniz.

Trabzonspor'un yöneticileri yerinde olsam diyorum, Şenol Güneş hoca ile kafadan 7 - 10 yıl arası bir sözleşme imzalamayı göze alabilirdim. Türkiye'de şartlar buna elverişli değil tabii ki. Fakat bunu başarabileceklerini düşünüyorum. İlk uygulama Trabzonspor'a daha çok yatkın bence... 7 yıllık sözleşmenin ardından 2 - 3 yıl başarı adına pek bişey beklemeyip, hesap sorma aşamalarının bunun akabinde olması daha mantıklı olur. O zaman Trabzon için gerçek Güneş doğmuş olur...

Şimdiden hayırlı olsun Trabzonspor camiasına...

30 Kasım 2009 Pazartesi

Rakamla Üç


3 puan almak önemliydi bunu başardık. 4-0 bitebilecek bir maçtı dün akşamki. Tabata'nın direkten dönen topu, Bobô'nun verilmeyen golü, Ekrem'in Petkoviç'e isabetlediği toplar ile 4-0'ı rahat kaçırdık. Buna karşılık pozisyonlarda verdik ama sağlam defansımız bunun üstesinden geldi, gelemediğinde Rüştü devreye girdi. Takım olarak güzel bir performans yakalamış olduk. Mustafa Denizli'nin sistemsizliğinden yakınsamda "Rotasyon"un da artık bir sistem olduğunu kabul edicem artık. Güzel düşünce tabii ki her futbolcunun hazır olarak bekletilmesi, her an devreye girmesi... Fakat nakarat aynı, Erkan Zengin'in neden oyuna alınmadığını, Batuhan'ın neden dahil edilmediğinide bu aşamada sorgulayabiliriz...

Yan hakeme gelince, (direkt ona giydiresim var ondan başlıyorum) sanki amatör bir hakemmişcesine olur olmaz pozisyonlara bayrak kaldırması, oyuncak formula starterlerine taş çıkarttı... Toys Shoplarda minyatürlerini bulabilmek imkanlı... Bobô'nun verilmeyen golü, Ersnt'in atağa kalktığındaki pozisyonların ofsayt ile yakından uzaktan ilgisi yok. Keza yan hakemin durduğu noktada zaten yanlış, görüntülerde var. Sağ bek olur önünde anlarım göremezsin kaldırırsın, fakat net pozisyonlarımızın üzerine çullanması tarafımdan kulak çınlatma operasyonlarına kadar gitti... Ya maç 0-0 bitse idi?

Sert bir futbol beklediğimi önceki post'ta söylemiştim. Dediğim kadar olmasada yer yer sertlikler olmadı değil. Bobô'nun zamansız oyundan alınması sakatlığı sebebiyle kötü oldu. Etkiliydi kannımca... Nobre bildiğimiz Nobre... Hiç konuşmayacağım hakkında. Gittiği gün bayramım olur. Bu her maç bir sakat verme olayıda gitgide can sıkıyor. Umarım daha kazasız maçlar geçiririz sakatlık adına...

Hayırlısı ile bu haftayıda atlattık, şimdi önümüzde Diyarbakırspor maçı var, Allah'ın izni ile bununda üstesinden gelirsek ilk yarıyı lider kapatma şansımız yüksek. Gerçi bunu önümüzdeki hafta ile kısıtlamamak lazım fakat dağılan rakiplerin avantajını kullanmalıyız.

29 Kasım 2009 Pazar

Vur - Al


Yılmaz Vural demiş... 24.11.2009 tarihli fotomaç gazetesinin 3. sayfasında... Her ne kadar şovmen gözü ile bakılsada Vural bu işi yüreği ile yapan ender isimlerden bir tanesi. Bakarsınız dediği çıkar...

TSL 14.Hafta: Sivasspor - Beşiktaş JK


İnönü'de galip gelemediğimiz Sivasspor ile deplasmanda bugün saat 20:00'de karşılaşıyoruz. İstatistiklere baktığımızda 2 takımda 3'er kez galip gelip, 2 maçıda berabere bitirmiş. Zor dönemden geçtik bu maça kadar... Bu maçta alınacak 3 puan bizi bir adım değil üç adım ileri atmış olacak. Lig sıralamasında 2.lik konumuna geçeceğiz. Fener ve Galatasaray'ın mağlup kapattığı haftada, geçen haftalarda da olduğu gibi kârlı çıkmak istiyorsak bu maçı kazanmalıyız... Klasik Mustafa Denizli deyimi ile " Bu hafta aldığımız 3 puanın önemini ileriki haftalarda göreceğiz".

Sert bir futbol oynanacak bence sahada... Dikkat etmişimdir hep, Sivasspor ile oynadığımız maçlar ayrı bir sertlik ile geçiyor. Dilerim iki tarafta zarar görmez... Malum Sivas 2 senedir süregelen çıkışını devam ettiremiyor. Golcüleri Mehmet Yıldız'ın ne kadar önemli olduğu bu aşamada Sivas için aşikar. Bülent Uygun yönetimindeyken ayrı bir antipati kazandı bende Sivasspor. Başarıları Türk Futbolu adına takdire şayan, fakat hocalarının amaçsız açıklamaları ile bir antipati kulübünden öte gidemedi zihnimde...

Zor dönemeçleri kolaylıkla atlatan Beşiktaşımızında bilinçli olarak sahada futbol oynayacağını düşünüyorum. Hem galibiyet serilerini devam ettirebilmek için, hemde bu serilerin bir anlamı olabilmesi için Sivasspor'dan 3 puan almak şart... Keza sevgili yorumcularımız otomatikman gs ve fb'nin mağlup olduğu bu haftada üzerimize çullanacaklardır... Başarılar örtülüp, ibre direkt bize dönecektir eksi olarak.

Muhtemel kadro; Rüştü, İbrahim Kaş, Sivok, Ferrari, İbrahim Üzülmez, Ernst, Fink, Ekrem(Nihat), Tello, İsmail, Bobo(Nobre)

Anketimizde de 11 oy'un 2'si Sivasspor'a 9'u Beşiktaşımıza kullanılmış...
Saldır Beşiktaşım !