marka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
marka etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2010 Çarşamba

Bu Ne Yaman Çelişki ?

2008-2009 Sezonu
Beşiktaş ve Sivasspor şampiyonluk yolunda çekişiyor.
Trabzon, Fenerbahçe ve Galatasaray ligin bitimine 4 hafta kala havlu atıyorlar.
Sezondan, özellikle son haftalardan başlıklar:

"71 puanla şampiyonluk, ligimizin kalitesi çok düşük"
"Fenerbahçe ve Galatasaray'ın olmadığı bir Lig"
"Anadolu'dan bir şampiyon çıkmasını çok istiyoruz".

Her spor programında ayrı ayrı bir futbol ulemasını ligin kalitesini, şampiyonluk puanının düşüklüğünü, Beşiktaş'ın şampiyonluğunun GS ve FB'nin bir lütfu olduğunu anlatırken izledik. Haftalarca.
Kameralar il il dolaştı. Herkese soruldu "şampiyon Sivas olsun" dilekleri toplandı.
Avrupa'dan araştırmacılar geldi, Sivas tez konusu bile oldu.
Her hafta Sivas iline gidildi, şehirden görüntüler tüm Türkiye'ye verildi. Sivas'ın coşkusunun Anadolu'nun diğer illerine etki etmesi için elden gelen arda konmadı.

Sene 2010

Beşiktaş ve GS 4 hafta kala havlu atmış durumda.
Bursa şampiyonluk yolunda. Hem de geçen sezon Sivas'ın oynadığından çok daha iyi bir futbol oynayarak; şampiyonluk yarışındaki tüm rakiplerini kendi sahalarında yenerek.
Ligimizin lideri 67 puanda. "Tüm maçlarını kazanırsa" ligi 76 puan ile bitirebilecek. Bu puanların altısı Ankaraspor ile hiç oynanmamış maçlardan gelmiş. (71 puanla şampiyon olan Beşiktaş geçen sezon Ankaraspor'a kendi evinde yenildi, Ankaraspor geçen sezon ligde olmasaymış, ligi 74 puanla bitirecekmişiz yani).

Ligin kalitesi çok üst düzey. Bu şartlarda alınan puan çok normal şampiyonluk için.
Şampiyon olacak takım da Beşiktaş ve GS'nin olmadığı bir ligde, jest ile değil; bileğinin hakkı ile, eze eze şampiyon olacak.
Bursa'nın şampiyon olmasını da bir tek Bursa'lılar ve Ankara'daki Ankaragüçlüler istiyor. Bursa şehri duyduğum kadarıyla süslenmiş, her yer yeşil beyaz ama ben bir tek TV yayınına rastlamadım. Belgeselleri filan da yapılmıyor. Bursa sürekli şampiyonluğa oynadığı için pek şaşırtmamış bizim medyamızı bu sene de şampiyonluk potasında olmaları. Bursa da Anadolu takımı değil zaten. Bir AngloSaxon takımı. Ataları kutuplardan gelmiş, somon balığı yiyerek beslenmişler.

30 Ekim 2009 Cuma

Çarşı - Kartal Yuvası Çelişkisi



Hemen hemen bir iki gündür gündemde olan bu konu üzerine fikrimi buradan belirtmek istedim. Şuan iki farklı görüş var. Bir taraf "Rant"a dönmesin diyor, bir taraf "Önüne geçmesin" diyor. Neredeyse aynı odaktan çıkan görüşler.

Çarşı Türkiye'de şüphesiz bir marka. Bu Dünya'dada böyle. İşin tribün yönünü konuşma cesaretini ben kendimde bulamıyorum açıkçası. Tartışmasız kalite ortada. Fakat işin endüstiriyel tarafından bakınca işler değişiyor. Çarşı ismi Boyner'in elinde tescil edilmiş olarak. Bunun Beşiktaş'a kazandırılmasını, ait olduğu yerde durmasını çok istiyorum. Çünkü Beşiktaş'sız Çarşı, Çarşı'sız Beşiktaş asla düşünülemez. E bunun maddi getiriside gözardı edilemez. Bunun farkına varan Kartal Yuvası yetkilileri atağa kalktılar markayı kazanmak adına... Beşiktaş'ın önüne geçmek nedir? Bunu önlemek için birşeyler yapmak nedir? Önce bunları kavramak lazım.



Bakıyoruz Çarşı ismi Boyner'de, fakat ruh Beşiktaş'ta. Ürünler korsanda...
İki taraftada maddi getiri edecek tek pul yok. Bu işin ekmeğini yiyen korsan ise ve biz Beşiktaş taraftarlarının büyük bir kısmı illede Lisanslı Ürün diyorsak "Rant" olarak görünen durumu hiçe saymalıyız. Maksat Beşiktaş'a getirisi olacak ve değerlere zarar vermeyecek birşeyse buna engel olmak, yaptığımız işler ile çelişkili hareket etmek demektir. Örneğin korsan bir Çarşı polarında Beşiktaş amblemi doğal olarak sol göğüs kısmında yerini alıyor. Bu işin getirisi ne Beşiktaş'a nede Boyner'e... E bunu alanda Beşiktaş taraftarı ise, Kartal Yuvası dışında satılması dolayısı ile başkalarının bundan nemalanması ve bunun önünün alınmak isterken bir takım çatlak sesler çıkması açıkçası hoş olmuyor.

Bu işin Beşiktaş'a menfaat sağlayacak şekilde neticelenmesini diliyorum. Umarım ilerleyen günlerde güzel sonuçlar alınır...