Koskoca Beşiktaş camiası sahipsizmiş sahip çıkanı yokmuş ne kongrede ne de tribünde... Bakmayın tribün tepki gosterecek diyenlere, en buyuk hikaye onlar zaten, Demirören istediği sürece artık başkan olarak kalır, bize de yapacak tek şey kalıyor; hani evladı uyuşturucu illetine bulaşmış babanın çaresizliği olur ya içi kan ağlaya ağlaya erir gözlerinin önünde evladı... Yaptığı hiç bir şey çare olamaz kurtaramaz evladını bataklıkdan, parasıda yoktur, malı mülküde tek başına öyle çaresizdir... Uzaktan sever evladını... Bizde artık öyle yapacağız içimiz kan ağlaya ağlaya uzaktan seveceğiz bu dünyadaki ilk aşkımızı...
1 Şubat 2010 Pazartesi
YOK !
Koskoca Beşiktaş camiası sahipsizmiş sahip çıkanı yokmuş ne kongrede ne de tribünde... Bakmayın tribün tepki gosterecek diyenlere, en buyuk hikaye onlar zaten, Demirören istediği sürece artık başkan olarak kalır, bize de yapacak tek şey kalıyor; hani evladı uyuşturucu illetine bulaşmış babanın çaresizliği olur ya içi kan ağlaya ağlaya erir gözlerinin önünde evladı... Yaptığı hiç bir şey çare olamaz kurtaramaz evladını bataklıkdan, parasıda yoktur, malı mülküde tek başına öyle çaresizdir... Uzaktan sever evladını... Bizde artık öyle yapacağız içimiz kan ağlaya ağlaya uzaktan seveceğiz bu dünyadaki ilk aşkımızı...
28 Aralık 2009 Pazartesi
Umutsuzluk
14 Kasım 2009 Cumartesi
Kapalı'yı Terk Etme Vakti Gelmiştir
Artık bazı şeylere çeki düzen vermenin zamanı geldide geçiyor maalesef. Optiklerin dönemi kapandı bizimde bu modası geçmiş şarkıyı söylemeyi bırakmamız lazım. Duygusal yaklaşmadan hayatın ve futbolun gerçeklerine uygun adımlar atılmalı ve bunada taraftardan başlanmalıdır. Aksi halde imparatorluklar gibi zamanın şartlarına uyum gösteremeyip yıkılıp gideriz. O yüzden kapalı tribünü tarihin sayfalarına bırakma zamanı gelmiştir bir rüyaydı iyisiyle kötüsüyle yaşandı ve bitti bunu kabul etmek lazım, kapalının geçen her sezon hem kulube hem kendisine ve mazisine vereceği zarar artacaktır.
Hüsnü Güreli zamanında uygulanmaya koncak olan plan bir an önce uygulanmalıdır...
11 Kasım 2009 Çarşamba
Mafya, Futbol, Beşiktaş ve Yaşananlar

Şöyle bir geçmişe dönüp alaaddin çakıcının yakalandığı döneme gidersek eğer şu an yaşadıgımız trvmanın sebebini daha iyi kavrayabiliriz;
malum Sinan engin alaaddin çakıcıyı yurt dışına kacırmakla suçlanmıs ve sonunda da Beşiktaş'daki görevinden istifa etmişti ama bilgili yönetiminin istifası ve ardından gelen demiroren yönetimi sinan engini tekrar görec başına getirmiş ve bu degişiklik tribunlerde tepkiyle karşılanmıs ve bir ölümle sonuçlanmıştı

Bu kaotik durum kulup içersinde sürekli karanlık noktaların oluşmasına sebebiyet vermekde ve en küçük rahatsızlıkda bu karanlık noktalara bir yenisini eklenmesine neden olmustu.
Şimdi Beşiktaş kulubü çok büyük bir kaosun içinden geçmekde bu kaos yönetim bazında oldugu kadar taraftar bazındada etkisini göstermekde.



Şimdi Beşiktaş camiası bazı soruların cevabını bulmalı ve sorumlularını kulupden uzaklaştırmalıdır aksi takdirde bu kaos'dan kurtulmak şuan için mümkün gözükmemekdedir
Bana göre en büyük soru şudur ki sinan engin yıldırım demiroren ve alaaddin çakıcı arasındaki ilişki ağının var olup olmadıgı ayrıca Beşiktaş kulubunun profesyonel futbolcularının sedat pekerle herhangi bir ilişki ağında olup olmadıgıdır.Bu ilişkiler irdelenmeli bir çözüme kavusturulmalıdır;futbolun mafya'yla olan ilişki bağının Beşiktaşı ne kadar içine çektigi bu ilişki ağlarının ortaya net bir şekilde çıkmasıyla görülecektir

Beşiktaşın yeniden doğuşa ihtiyacı vardır aksi halde mafya nın gölgesi altında günlük başarılarla kendi yok olşunu hazırlar.Artık taraftar sorunun ne alınan başarısız sonuçlar oldugunu nede basiretsiz yönetimler oldugunu bilmelidir.Asıl sorun camia nın içindeki karanlık ilişkilerdir.
Futbolun lekesiz olması sporun zevkini ve heycanını artıracak en büyük unsurdur.Türk futbolunun lokomotifi olan Beşiktaşın ise çok daha fazla şeffah olması gerekmekdedir.Bugün yaşanan sıkıntıların en büyük kaynagı bu kirli ilişkilerdir,en son denizli maçında yaşanan olaylar da göstermekdedir ki Beşiktaş başkanı bu ilişkileri sıklıkla kulanmakdadır.Bu leke temizlenmeden beşiktaş kongresinin vereceği her sonuç sahibeli olacaktır,Beşiktaş bir an önce üzerindeki bu karanlıkdan kurtulmalıdır.Yoksa her sene aynı nakaratı söyler aynı nakaratları dinleriz...8 Kasım 2009 Pazar
ts-Beşiktaş

Maç başlıyor ve sahada 8 tane defansif oyuncuyla maça başlıyor mustafa denizli.Dakikalar ilerledikçe görülüyor ki takımın hücüm yapma gibi bir niyeti yok rakip bastırıyor ve wolsburg maçından farkı hakan'ın kurtarışları.Takımın maçı kazanmak gibi bir arzusu yok her zaman oldugu gibi ernst ve ferrariye bu sefer hakan eşlik ediyor.
Bazen sans insanların yanında olurmus Mustafa denizli dün şansı yanında olan insanlara bir örnekdi bu kadar basiretsiz bir oyun anlayısıyla trabzon gibi bir deplasmandan galibeyetle dönmek başka hiç bir terimle açıklanamaz
Bazen kötü giden yanların yanında bazı şeyler gelecege dair umut ışıgının yanmasına neden olur; işte böyle bir durumdaki Beşiktaşda ismail umut ışıgı görevini görüyor her ne kadar maliyeti yüksekde olsa 10 yıldır ibrahim üzülmezi izlemeye mahkum edilmiş bu taraftar artık sol kanatdan asist gelmesini sevinçle karsılıyor.
Koskoca camia ernstin hiç bitmeyen iyi futbolu,ferarrinin defansda guven vermesi ve ismailin sol kanata getirdigi hareketlikden mutlu oluyor.
ve takımın hocası fenerbahçe macınada aynı sistemi uygulayacagını hiç yüzü kızarmadan söyleyebiliyor
Dün çok önemli bir maç kazanıldı haftaya fenerbahçe macıda kazanılabilir ama şansla tesadüflerle rakiplerin beceriksizligiyle kaç sene şampiyon oluna bilir.Bzazılarının anlamadıgı bir şeyler var bu taraftar iyi futbol istiyor sampiyon olmak ve tesadüfü maçlar kazanmak degil.
7 Kasım 2009 Cumartesi
Yenilenmeliyiz
Bazen kabuklarını kırmak zorunda kalırsın yenilemelisindir kendini çünkü eger kendini yenileyemezsen kaybolmaya mecbur bırakılırsın...
İşte içinden geçtigimiz bu günlerde Beşiktaşımızında kendini yenilemesi lazım ama bu yenileme baştan aşşagıya olmalıdır ilk başta başkan ve yönetim yenilenmelidir bu yenilenen yönetim kongre yapısını yenilemelidir kongresi üyesi olmak çok zor olmalıdır ayrıcalıklı bir unvan olmalıdır ve kongre uyesi olanlara bazı sartlar kabul ettirilmelidir,öyle kongre üyesi oldun seçimden secime gel olmaz bir nevi kongre bir meclis gorevi yonetimlerde bir hukumet gorevi gormelidirler ki kongrenin gercek şekilde denetleyecegi yönetim basit hatalar yapmakdan kacınır ve kulubu onca borcun altına sokamaz.kongre yle beraber teknik kadrolar ve futbolcular baştan aşşagıya yenilenmelidir yeni bir alt yapı sistemi kurulmalıdır ve federasyon kararı olsun olmasın ilk 18 de 3 ilk 11 de en az 1 tane alt yapı oyuncusu bulunması zorunlu hale gelmelidir ki bu şekilde alt yapının önemi artar belki ilk yıllarda biraz sıkıntı yaşanır ama ilerki yıllarda alt yapıdan gelen futbolcular gereksiz transferlerin önunu keser alınacak yabancı oyunculara daha buyu butce ayrılır ernst gibi kaliteli oyuncular kulube kazandırılır. Ayrıca bu teknik heyet alt yapı dısındada kulube yeni hocalar kazandırmak için bir okul işlevi gormek zorundadır buda alt yapıyı ve gelecekde a takımı başarılı ve kulubun yetiştirdigi hocalar kazandırarak kulubun gelecegine dair bir güvenlik çemberi kurulmasına neden olur.Bir sistem kurulmalıdır gerek yonetim bazında gerek teknik heyet futbolcu bazında kulup kendi yoneticisini kendi teknik heyetini kendi futbolcusunu yetişdirmeli eksik kalan yerlerede işini iyi yapan kaliteli profesyonelleri getirmelidir ama burda en onemli olan nokta bu oyunculara ve hocalara Beşiktaşlılık iyi ogretilmelidir
Bu yenilik cabalarından sonra tribunler yenilenmelidir.Artık arabesk sarkılarla halay cekme dönemi kapanmalıdır artık tribunlerde reis abi bilmem ne olayı bitmeli bitirlmelidir.ailelerin tribunlere gelmesi saglanmalı,herkesin biletinde veya kombinesinde yazan koltuk sırasına oturtulması saglanmalıdır.Her ne kadarda tribun liderleri bu işleri takım sevdasından yaptıklarını yada başladıklarını varsaysakda gelinen nokta bu işlerin ranta dönüştügünü en azından öyle algılandıgını ve camiaya zarar verdigi gözükmekdedir.kısaca tribunler yenilenmeli ve yenilik harekatı bitirilmelidir
Aksi takdirde gelişen çaga ayak uyduramayıp tarih sayfalarında yerimizi alırız.Bu son barikat,halkın takımı,endustriyel futbola karsıyız gibi populer lafları bırakmalıyız gerçeklerle yüzleşmeliyiz.Her sene tabata gibi bir topcuya 8 milyon eoru verilerek bu söylemler olmaz.artık bu çelişkiden kurtulmalıyız.
Degişen dunyada futbolda degişiyor ve rakiplerimiz bu düzene ayak uydururken biz hala eski zihniyetle başkan seciyor hoca seçiyorsak ve aynı eski zihniyetle tribunlerden arabesk sarkılar soyluyorsak bir yerlerde bazı seyler yanlıs gidiyor demekdir.İşte o yanlışın sonucları basiretsiz bir başkan,yeteneksiz bir hoca,ruhsuz futbolcular ve birbirine girmiş birbirini rantcı olmakla suclayan tribunler
ya yenilenecegiz ya yenilecegiz başka bir alternatifi yok...
5 Kasım 2009 Perşembe
Y.D.

Gerçekleri gizleyerek veya konuları degiştirerek nereye varılabilir.Stadlarda ilk defa mı küfür ediliyor yöneticilere ki birden ayaklanmaya baslayı verdiniz.Daha 3 hafta önce taraftarları linç edenleri neden tespit ettirmediniz de şimdi çıkmıs küfürü bitirecem küfür edenleride bitirecem diyorsunuz unutmayınız ki her yönetim yaptıklarının hesabını verir ha bugün ha yarın ha gelecekde ama verir.
4 Kasım 2009 Çarşamba
Kaçan fırsat

Aslında 2 sene önce çarşı fesedildiginde bu işi bırakacaklardı yanlız kapalıdaki karagumruk ve benzeri olusumlarıda stadlardan cıkardıkdan sonra ve yerlerini yeni nesle bırakıp Beşiktas için mucadeleyi kongrede sergileyeceklerdi.Bu Beşiktaş tribunlerinin kurtulusu olurdu ve basiretsiz yönetimlere hem kongrede hemde tribunlerde daha sert bir muhalefet yapılmasınında önü açılırdı ama olmadı o fırsat kaçtı
bu saatden sonra kırılan vazoyu eski haline getirebilecekler mi ? sorusunun cevabı verilemiyor.
Sistemsizlik
Açık olan bir sey varki oda cok büyük bir kaosdan gecmekde bulunmakdayız ve gecen ki yazımda da belirtdigim gibi bu kongre yapısıyla bu kaos bitirilemez en fazla ertelenir sonra tekrar hortlar
Şimdi burda baskanı hocayı futbolcuları,tribunleri tek tek eleştirmek yersiz olur, günlük basarılarla tatmin olan bir kitle mevcut ve bunu bilen simsarlar kulubu kendi cıkarlarına göre yönlendiriyorlar.Acilen dernek statusunde degişiklik yapılması gerekiyor kulup ya sahıslara satılmalı yada kongre yönetimi secer yönetimde kulubu yönetecek profesyonel bir yönetim kurulunu
bransları kendi alanında uzmanlaşmıs kişilere emanet etmezsek gelecekde hiç yaşanmamıs facia'larla karşılasabiliriz
velhasıl sıkıntı dünkü macda oldugu gibi 3 farklı yenilmek degil,camianın ruhuna işleyen ve her gün kulubu daha fazla kemiren sistemsizlikdir.
3 Kasım 2009 Salı
Kongre'ye Doğru
Globalleşen dünya doğal olarak futbolunda amatör ruhunu yok etmektedir. Her geçen gün futbola çıkar ilişkilerinin bir yenisi eklenmek dedir bu genelde herkesi etkilemelidir ama bizim önceliğimiz Beşiktaş olduğu için öncelikle kendimizin aynaya bakması gerekiyor.
Daha önceleri gerek futbolcular olsun gerek de yöneticiler olsun futbolun amatör yapısından dolayı, Beşiktaş a hizmet ederlerken artık para, şöhret, itibar, kendi şirketlerine avantaj sağlamak gibi nedenleri göz önüne almak dadırlar.Bu zihniyet kongre’yi ele geçirmiş sadece Beşiktaş sevdalısı oldukları için kongre üyesi olan insanları susturabilmiş en azından bastırabilmiştir.
İşte bu zihniyetle Beşiktaş kongreye gitmek dedir ve taraftar mevcut başkana olan öfkelerinden dolayı kim gelirse gelsin yeter ki yıldırım demirören gelmesin anlayısıyla davranmakdadırlar. Mevcut koşullar göze alındıgında bu kongre yapısından kim kazanarak çıkarsa çıksın Beşiktasın gercek sorunlarına bir care bulamayacakdır çünkü o makama gelme amacı mevcut sorunları yaratan sebeplerdir.
Nasıl ki yıldırım demirörenin baba parasıyla iş hayatında yakalayamadıgı basarıyı,prestiji Beşiktaş başkanlıgını kullanarak yakalama arzusu varsa Murat aksu nunda siyasi hesapları yatmakdadır her iki adayda babalarının gölgeleri altında kalmıs orda ezilmiş ve bunu Beşiktası kullanarak degiştirmeyi ummustur,gerek erdogan demiroren olsun gerek de abdulkadir aksu olsun mevcut işlerini surdurdukce Beşiktas baskanlıgına aday olan oğulları kendi gölgelerinde kalacaktır ve her 2 baskan adayıda Beşiktası kullanarak kendilerini ispat etme amacı gütmekdedirler hele ki yıldırım demiroren son 5 yılın psikolojik sorunlarınıda arkasına alarak hatalıyım diyicegi yerde daha da hırs yapıp adaylıgını koyacagını soylemiştir bu durumun vehametini daha da artıran bir gercekdir
İşte böyle bir havayla Beşiktaş kongreye gitmekdedir ama gerek taraftarı olsun gerekde köşe sahibi beşiktaslılar olsun durumun vehametini kavrayacakları yerde çarsının duru
suyla,Mustafa denizlinin kadro yapısıyla ilgilenmekde dir,bu gelecege dair olan güveni daha da azaltmak da Beşiktasın ölüsünü bekleyen akbabaların iştahını daha bir kabartmakdadır.
106 yıllık koca çınar bugün gelecegini kurtarmak için kahramanlarını beklemekde ama karşısına 2 tane babalarından afferim almak isteyen çocugu bulmakdadır.bunca göstergeye ragmen Beşiktaş taraftarı sadece forumlarda atıp tutmakdadır en aktif olmaya çalısanıda internet sitelerine veda edip günü ve kendi paçalarını kurtarmanın peşine düşmekdedir.
Vel hasıl Beşiktaş kongreye gitmekdedir ve bu kongrenin sonunda uçurum gözükmekde ve Beşiktası o uçuruma taraftarı itmekdedir




