yıldırım demirören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yıldırım demirören etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2009 Cumartesi

Emniyet Köküne İnmeli

İnsanlar takım sevgilerini en sevdikleri varlıkları ailelerinin yanına koyuyorlar. Bu sevgiyi de ömür boyu terk etmiyorlar. Kulüplerinin başarılarıyla seviniyor, kayıplarıyla üzülüyorlar. Hayatta karşılıksız olarak sevdikleri tek şey takımları.
Burada görev alan ve hizmet eden insanlardan da bu hassasiyetleri bekliyorlar. Camialarına kim, ne şekilde olursa olsun zarar vermeye başladığında; bunu hissettikleri ve gördüklerinde tepki ve reaksiyonlarını ortaya koyuyorlar.
Beşiktaş taraftarı son dönemde medyanın gözü önünde tartışılıyor. Tartışmanın ötesinde, tribündeki bazı insanları emniyet alıp sorguluyor. Sebep; Beşiktaş Başkanı`na küfür edilmesi...
Toplu küfür zaten hoş değil. Beşiktaş Başkanı`na hiç hoş değil. Beşiktaş gibi büyük bir camiaya yakışmıyor. Yaşananlardan sonra, bu şekilde davrananlar da yaptıklarının farkına vardılar. Bu olayda tepkinin neden bu kadar şiddetlendiği ve arttığı gözden kaçmamalı. Beşiktaş taraftarı artık şunu hissediyor: Başkan ve onun yönetim şekli, kulübün menfaatlerini düşünmek ve camiayı daha iyi yerlere getirmekten çok, kendi önceliklerini koruma yönünde.
Bu takım, yıllarca başarısız da oldu; gerilerde de kaldı. Ama taraftarı hep yanındaydı. Beşiktaş tribünleri dünyada ön plana çıkan en önemli taraftar topluluklarından biri. Bu nedenle bugün birçok insan bu camiaya hizmet etmek arzusu içerisinde.
Diğer takımların taraftarları da dönem dönem kötü tezahüratlarda bulunuyor. Yalnızca Beşiktaş taraftarının emniyete alınıp sorgulanması da hoş değil.

Ayrıca; Yıldırım Demirören Beşiktaş`ta 6 senedir tek başkan. Bu süreçte, karşısında kimse yoktu. Kendisi dışında hiç kimse Beşiktaş tribünleriyle irtibat halinde değildi. Geçmişte Beşiktaş taraftarının deplasman giderlerini karşıladığına ait belgeler gündeme çıktığında, "Veriyorsam, ben veriyorum. Tüm ödemeleri kendi cebimden karşılıyorum" açıklamasını, yine kendisi yaptı. Denizli maçında yaşanan olaylarda tribün dışından birçok insanı kendisine tepki gösterilmesin diye, kendi taraftarını susturmak adına yine kendisi ve çevresindekiler organize etti. Kısacası tüm başkanlık sürecinde bu konuyla ilgili `kendi çaldı kendi söyledi.`
Bugün kendi taraftarından öcü yaratarak, kendini masum gösterip gündemi değiştirme çabası hiç inandırıcı değil. Emniyet, bu olayı gerçekten ortaya çıkartmak ve çözmek istiyorsa, bu işin köküne inmeli. Orada kimi bulacağı çok açık.

Ali Gültiken
Kaynak: Sabah Gazetesi

Ne güzel anlatıyor Ali Gültiken olayları. Bu kadar efendice analiz yapan birtane insan gösterin bana. Geçmişi geleceği hatırlatmak adına güzel bir yazı olduğu için paylaşmak istedim...

12 Kasım 2009 Perşembe

4 Cepheden Zarar, 360 Derece Kayıp

Ve Serdar Kurtuluş konusunda bilinmeyen gerçekler dün Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin genel kurulunda gündeme geldi. Borçlanmaya dikkat çeken üyeler, bu anlayışla bu yükün altından kalkılamayacağını vurguladı. Üyeler, Gaziantep’e verilen Serdar Kurtuluş hakkında “Kaça alındı, kaça verildi bilmiyoruz. Kaydı yok” şeklinde eleştiride bulundu. Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu, şaşırtan şu cevabı verdi: “Serdar Kurtuluş’u 100 bin dolara G.Antep’e verdik.” Soğancıoğlu’nun bu sözleri, Atıf Keçeci’nin ısrarı üzerine kayıtlara yazıldı.


HaberTürk gazetesinde okudum bu haberi az önce... Diğer basın organlarında da yer almaya başladı haber... Doğruluk payını benimde bilemediğim gibi, sayın genel kurul üyeleride farkında değiller olanların. Çünkü bir kopukluk var ortada. Daha bilinmeyen neler çıkacak ortaya Allah bileki... Ama Asbaşkan gibi bir makamda görevli Sayın Ertunç Soğancıoğlu'nun cevabı kulak tıkanacak cinsten değil. Hala birileri çıkıpta Başkan hakkında bişeyler yazıp çizicekse, çabalamasın. Artık S.O.S veriyor her konuda Demirören ve ekibi... Her konuda maddi zarar uğrayan Beşiktaş Camiası, hala Yıldırım Demirören'in peşinde koşmamalı insanlar.

İşin maddi zararıda; 2006'da 1 milyon $ bonservis bedeli + Sinan Kaloğlu ve Eser Yağmur'un bonservis bedelleri ile Bursaspor'dan Serdar Kurtuluş'un transfer edilmesi...
4 Cepheden zarar, 360 Derece Kayıp... Teşekkürler Başkan...

5 Kasım 2009 Perşembe

Y.D.







Gerçekleri gizleyerek veya konuları degiştirerek nereye varılabilir.Stadlarda ilk defa mı küfür ediliyor yöneticilere ki birden ayaklanmaya baslayı verdiniz.Daha 3 hafta önce taraftarları linç edenleri neden tespit ettirmediniz de şimdi çıkmıs küfürü bitirecem küfür edenleride bitirecem diyorsunuz unutmayınız ki her yönetim yaptıklarının hesabını verir ha bugün ha yarın ha gelecekde ama verir.
Açık bir şekilde kamu oyunun dikkatini farklı bir yöne cekmeye çalısıyorsunuz üstelik bide Trabzon maçı sonrası için basın toplantısı yapacagınızı açıklıyorsunuz. Çok merak ediyorum ne yapacaksınız elinizde kumanda tek tek maçlarımı göstereceksiniz, bırakınız bu işleri artık bu gemi su alıyor ve tek kurtuluş yeni bir kaptanın gelmesi, Beşiktaşımızı uçuruma sürüklemenize asla izin vermeyeceğiz.

Ve yaptıklarınızın bedelini size ödetecez o zaman görecez bakalım kim kimi bilmem ne yapacakmıs.



4 Kasım 2009 Çarşamba

İki Satırlık...

Söndürmüşüz feneri salaş bir balıkçıda
Rengimizi sıyırmışta gitmiş gidenimiz
Nur cemalimizin astarı kalmış bi tek
O da kaşık kadar

Vur kadehi ustam bu gecede sarhoşuz
Kalan sağlar bizimdir acıdan mayhoşuz
İki satırlık adamları musallat ettik ömrümüze
Bundandır böyle dibe vuruşumuz...


İki satır... Evet son iki satır o kadar çok şey anlatıyorki anlayana... Dönüp dolaşıp amaç ne? diye soruyorum kendime dün gecen beri...  İstenmediğin yerde durmanın anlamı ne... Hani nostaljik filmlerdeki dublorler kadar da rol yapamaz mı insan...

Patron, kötü çalışan işçisinin işine son verir. Patron, şirketi ayakta tutmaya çalışır. Patron kötü giden işleri düzeltir. Patron, Usta'ya hesap sorar. Bunun gibi meziyetler... Hangisini görebiliyorsunuz aşağıda?




a) hiçbiri
b) yokki

İstikrarsızlığın İstikrarı Beşiktaş !


Dün ki kaos hakkında ne kadar sağlıklı yazabilirim şüpheliyim bundan... Bu takımda eksik o kadar çok şey var ki hangisinden başlayacağını bilemiyor insan. Şampiyonluk sonrası bir takım ancak bu kadar dağılabilirdi herhalde...

Bu futbolcuların düzgün idman yaptığından, hatta profesyonel bir idman programı uygulandığından şüpheliyim. Kondisyon yok, 3 pas yok, pozisyon kısırlığı evlere şenlik... Delgado'yu bu kadar özleyeceğimi dün akşamdan önce hiç düşünmemiştim. Bobô - Nobre değil, Bobô x 2 bile bu takımda gol atamaz. İleriye pas taşıma yok, derin pas yok. Bakın dikkat edin, İsmail oyuna dahil olduktan sonra birkaç orta açılabildi ceza sahasına. Boşa açıldı elbet adamımız yoktu. Fakat Bobô, Nobre bu takımda ceza sahasına kadar top taşıyıp yanlara açacaksa Tabata ne iş yapar o zaman bunuda sorgulamamız lazım... Her maç aynı hava takımda, bir değişiklik yok. Forvet adamı defanstan top çıkarsın, yanlara versin, yanlar orta içe dönsün, sonra at Fink'e... Olacak iş değil. Ben ezberledim oyun mantalitenizi akıl ermediği halde mantaliteye... Mustafa Denizli'ye, Demirören ne diyor mağlubiyetler sonrası çok merak ediyorum. Hesap sorulmalı bir teknik direktörden başarılıda olsa, başarısızda olsa... Gerçi Mustafa Denizli sezon itibari ile istikrar abidesi bir takımın teknik direktörü... Gol'ler mumla aranıyor. Kaos aynı kaos. Takım aynı durumda... Değişen ne? Hiçbirşey... İstikrarsızlığın, istikrarını çiziyoruz her anlamda...



Bulunduğumuz durum tamamıyle dibe batmaktan ibaret. Kongre süreci, takımdaki formsuzluk, tribündeki kaos vs. vs...

Dün verilen tepkiyi de anlamsız buluyorum. Bu zamana kadar hep susturuldu bu tribün. Ne olduda dün bağırıldı istifa diye? Ne kadar etkili oldu? Geçmiş dönem başkanlarına yapılan protestoları sorguluyoruz her defasında. Bit yeniği arıyoruz Yıldırım Demirören'e yapılmayanlar için doğal olarak. Bırakın insanları yanlış yönlendirmeyi, doğru zamanlı tepkileri susturdukça size güvenen insanların güvenlerini boşa çıkartmaktan başka elinizde hiç bişey kalmayacak...


Tepki veriliyor başkana, başkanda kabarıyor siz görürsünüz gibisinden... Yakışmıyor... Yeni gelecek başkan ve yönetimin bazı şeyleri göze alarak gelmesi lazım bu koltuğa. Artık Beşiktaş enkaz halinde... Bunun geri dönüşümünü Yıldırım Demirören'in gerçekleştirmesi şahsım adına imkansız. Biz bu takımdan çok şey istemiyoruz...