13 Ocak 2010 Çarşamba

www.yeterdemiroren.com

Öncelikle şunu belirteyim ki aşağıda yazılanlar ve bu tanıtımın Kasımpaşa maçı sonrasına tekabül etmesi olağan bir rastlantıdır. Maksat kesinlikle skorsal taraftarlık olmamakla beraber, iki post önce dediğimiz gibi zaman zaman ( geç kaldık gibi ) hatırlatmalar yapacağımızın ikinci adımıdır.

Algon nickli blog kullanıcısı bir ağabeyimiz, belkide kardeşimiz burası pek önemli değil, bir web sitesi açarak kendince ses getirme eyleminde bulunmuş. Daha önce de böyle bir web sitesi mevcuttu fakat ne oldu ise artık aradığınız site kapsama alanı dışında... Bizde girip Anket şeklinde de olsa desteğimizi verdik sevgili Algon'a ve Beşiktaşımıza... Sizlere de tanıtmak istedik. Olağan Kongre'ye sayılı günler kala artık hafızaları tazelemekte fayda var. Sözü tamamen web sitesinde yazan aşağıdaki cümlelere bırakalım...

Beşiktaş Jimnastik Kulübü Türkiye'nin en büyük sportif kulüplerinden biridir. Büyük kulüpler, büyük organizasyonlar profesyonel yönetilir. İşin içine futboldaki duygusal taraftar bağları da girdiği için, yönetimin de benzer bağları hissetmesi beklenir.

Bu sitede Yıldırım Demirören'in Beşiktaş'a kendince sevgisini sorgulayacak bir amaç olamayacağı gibi, özel başka bir sebepten kendisine bir nefret beslenmemektedir.

Ne bu site kurulduğunda yaklaşan 2010 Ocak seçimleri, ne de kısa vadedeki sportif başarı veya başarısızlıklar bu sitenin kuruluşunu etkilemiştir. Herhangi bir başkan adayını destekleyecek bir fikir olmadığı gibi, Yıldırım Demirören yerine gelecek bir adaya da bir sempati beslenmemektedir. Hatta bahsedilen adayların sportif ve Beşiktaş değerleri anlamında daha başarılı olup olmayacağı da muammadır.

Ancak taraftar çoğunluğuna göre kesin olan; Yıldırım Demirören'in Beşiktaş'ın başındaki isim olamayacağıdır. Demirören göreve geldiğinden beri Onursal Başkan Süleyman Seba'nın yıllar boyunca kurmaya çalıştığı "Beşiktaşlılık" değerlerini yerle bir etmiştir. Kulübü profesyonel yönetmemekle beraber çocukça açıklamalarıyla kulübün saygınlığını da zedelemiştir. İdeal Beşiktaş'a uygun bir başkan taraftarın isteğidir; doğru isimler Beşiktaş'ı yönetmedikçe taraftar tepkisini bir şekilde ifade edecektir. Bu taraftarların isteği Yıldırım Demirören'in Beşiktaş sahnesinden inmesidir.

Beşiktaşlılık Değerlerinden Uzaklaşarak Yaşattıkları

Yaptığı gereksiz, tutarsız ve Beşiktaş Başkanı'nın saygınlığını küçültücü açıklamalar ve davranışlar

- Fenerbahçe maçından sonra "Sivas maçına PAF takımla çıkacağız" açıklaması yaptı, sözünde durmadı.
- Papermoon'da Adnan Polat ile Galatasaray maçından önce yemek yedi, "GS şampiyon olsun, biz de kupayı alalım" dedi.
- Matthaus ile anlaşıldı, aniden ve diğer yöneticilerden habersiz Del Bosque teknik direktörüğe getirildi.
- Rıza Çalımbay'ın sonuna kadar arkasında olduğunu söyledi ve 2 hafta sonra kendisini görevden aldı.
- Ertuğrul için "Arkasındayız" açıklamasını yaptı, aynı gün Lucescu ile görüşmeye Ukrayna'ya gitti.
- Mustafa Denizli için "Ben olduğum sürece Mustafa Denizli bu kulüpten içeriye giremez" dedi, 11 ay sonra Denizli teknik direktörlüğe getirildi.
- "PAF takımla çıkın" diyerek dalga geçen Ahmet Çakar'a "Sen de küçük Ahmet'le çık" dedi.
- Şan Ökten kamp tesislerinin adını değiştirmeye cüret etti.

Transfer Başarısızlıkları

Toplamda 5 yılda kulübün borcunu 17 milyon $'dan 115 milyon $'a çıkardı.

- Ailton: 3 Milyon Euro
- Del Bosque tazminatı: 8 Milyon Euro
- Higuain: 1.65 Milyon Dolar
- Schildenfeld: 2 Milyon Euro
- Holosko: 5 Milyon Euro + Koray Avcı + Burak Yılmaz
- Sivok + Zapotocny : 9 Milyon Euro
- Tabata: 8 Milyon Euro
- Serdar Kurtuluş: Sinan Kaloğlu + Eser Yağmur + 1 Milyon Dolar
- İsmail Köybaşı: Serdar Kurtuluş + 5.5 Milyon Euro
- Delgado: 5 Milyon Euro

Toplamda 5 yılda 62 transfer yapıldı (8'i bu sene), 40'ı gönderildi. Maç başı ücretler, primler hariç 75 Milyon Euro ödendi. Carew dışında satış yapılıp para kazanılamadı. Yabancı kontenjanı açmak için oyuncular ya bedava yollandı ya da yıllık parası ödenerek kiralandı.

Sportif Başarısızlıklar

- Futbol takımı 5 senede sadece 1 şampiyonluk kazandı.
- Futbol takımı Avrupa'da son 32'ye dahi kalamadı.

- Voleybol takımı küme düştü.

- Basketbol takımı alınan sponsorluk isimlerine rağmen istenen başarıyı hala gösteremedi; takım oyuncuları maaşlarını alamadı, antrenmanlara çıkmadı.

- Hentbol takımı dışında hiçbir amatör branş kayda değer bir başarı kazanamadı.

Kurumsal Başarısızlıklar

- Kötü yönettiği kulübü cebinden para verip kendine borçlandırarak yönetmeye çalıştı.
- 5 yıldır dillerde dolanan stad projesiyle ilgili hala net, somut bir adım atmadı.
- Kulüpte geçmişi şüpheli (kaçak pasaport olayı) Sinan Engin'i göreve getirdi.
- Medyaya birbirlerini ve kendisini suçlayıcı açıklamalar yapan yöneticileri yönetemedi.
- BJK TV'ye sahip çıkamadı, sonunda BJK TV kapatıldı.
- Kendi oyuncusunun kontratını yenilemeyi unutan bir yönetimle çalıştı.
- Fulya projesini tarihi bir verimsizlikle sonuçlandırdı, maliyet hedefleri tutturulamadı.

İhanetleri

- (Bu ıspatlanmamış, yaygın bir söylentidir) Beşiktaş Başkanı Serdar Bilgili'ye tribünde küfrettirdi.
- Kötü yönettiği kulübü daha da kötü yönetmek üzere cebinden 50 Milyon Dolar verdi. Bu parayı hibe değil, Beşiktaş'ın kendisine borcu olarak ortaya koydu. Kongrede karşısına çıkacak adaylar bu borç karşısında sindiler.
- (Bu ıspatlanmamış, yaygın bir söylentidir) Denizlispor maçında aleyhinde tezahürat yapan taraftarları "Karagümrüklüler" adında bir grup kullanarak dövdürdü. İddiaya göre, yaklaşık 5000 kişilik bu grup bedavaya stada alınmıştı ve "Emrettiler, geldik" diyen elemanlara sahipti.


Ve daha niceleri... Maddi zarar elbette kapatılır ama yaratılan manevi zararın hasarı kolay kolay kalkmaz ortadan. Kongre'de oy kullanacak üyelerin özellikle çoluğu çocuğu olan büyüklerimizin evlatlarını göz önüne getirerek oy kullanmalarını istiyorum. Belki o zaman satılmışlara en güzel cevabı vermiş oluruz...

" A "

'' A ''

Çok basit değil mi?

A

Alfabenin ilk harfi…Çoğumuzun eğitimdeki ilk mesaisi.

Hepimiz öğrendik ‘A’ yı, sonra da farklı amaçlar için farklı yerlerde yazdık.

Örneğin ağabeylerimiz, yoluna ömür adadıkları Çarşı’yı yazarken kullandılar değişik bir boyutunu.

Sorduk ‘’Bu niye diğerlerinden farklıdır’’ diye, anarşi dediler.

O ne ki diyebildik çocuk aklımızla, adaletsizliğe, bozuk düzene karşı olmakmış.Aslı Gündoğdu’da yatar, gücünü Beşiktaş sevgisinden alırmış.

Yıllarca Beşiktaş’ın elini kolunu bağlamışlar, hakkını gaspedip masabaşında oyuncak misali hiçe saymışlar emeklerini.Beşiktaşlı eli kolu bağlıyken kafa atmaya yeltenince de fişleyip adını anarşi koymuşlar.

Peki Beşiktaşlı cevaben ne demiş?

‘’Adaletin bittiği yerde anarşi başlar.’’

Bu devran böyle gitmiş ve Beşiktaş tribünü yaygın tabirle yedi düvele nam salan bir güç halini almış.

Buraya kadarki tüm gerçekleri masal kipinde ifade etmiş olabiliriz; lâkin acı tecrübelerle sabittir ki, hayatta her güzel şeyin mutlak bir sonu varmış.

Beşiktaş tribünlerinin uğrak yerine göz dikilmiş bir zamanlar, loca yapılacakmış oraya.Yeni açığa mevzilenmiş taraftar.

Bu duruma hassas ayar bile verilmiş.

Denmiş ki;

‘’Stadın her yeri loca olsa da, sevenleri kimse ayıramaz ki…’’

Bir kongre gelmiş ve adaylardan biri demiş ki;

‘’Seçilirsem kapalıyı gerçek sahiplerine geri vereceğim.’’

Kastı: Çarşı

Seçilmiş, sözünü tutmuş.

Günümüze kadar olan süreçte olanları anlatmaya gerek yok sanırım, geldiğimiz nokta malum.

Fakat gittikçe kapalı gerçek sahiplerinin oraya taşıdığı ruhtan uzaklaşır olmuş.

Üste Telekom reklamı,

‘’Ruhumuz Yeter’’ yazısının siyaha boyanması;

Pankart yasakları…

Gelgelelim yıllarca farklı olduğumuzu düşündürten en önemli iki nokta isyankârlık ve sosyal sorumluluk ruhumuzdan yol almaya başlamış.

Tekel pankartına, Türkân Saylan’ın yâd edilmesine ve daha bir dizi olaya, hatta özkaynağa kadar ve Beşiktaş geleneklerini yaşatmaya yönelik söylemlerimize bile ambargo konulmakta.

Hatta Alen ağabeyimizi bile anamaz olduk bir pankartta.

Profil deyip duruyoruz hep de, hakikaten bir değişim var sanki.

Bunun anahtarı galiba taraf olmamakta –elbette Beşiktaş’tan başkasına.-

Şimdi yapabilir miyiz?

Zamanında yapıldıysa şimdi neden olmasın?

Ama o zaman içerisindeki isyan ve ruh hali, o şevk, o aşk ve o inanmışlık.

Mesele A’yı yeniden hatırlamakta.

Amerika’yı yeniden keşfetmeye ya da alfabeyi yeniden yazmaya gerek yok.

Sadece A yeterli, lâkin dolu dolu olsun içi…


Not: Bu yazının yazarı Aram'a teşekkürlerimizi sunarız.

6 Ocak 2010 Çarşamba

Kongre'ye Doğru Vol.1


BORÇ BATAĞI !



Daha önce eminim bir çok yerde izlemişsinizdir. Fakat hatırlatmak istedik kendi adımıza. Beşiktaşımızın Kurtuluşuna sayılı günler kala hafızaları tazeleyeceğiz. Bu başlangıç olsun. Umuyoruz ki geleceğimizi bir kez daha karartmaz, sayın kongre üyelerimiz. Ve buradan hâlâ Yıldırım Demirören'i savunacak zihniyetlere selamlarımızı iletiyoruz...

31 Aralık 2009 Perşembe

Mutlu Yıllar Beşiktaş

2009'un ilk zamanları hatta %50'si bizler için iyi geçti. Tabii söz konusu Beşiktaş. Daha sonradan tepe taklak olduk gibi ama hafiften topluyoruz dağılan parçaları. Şampiyonluktu, çifte kupaydı, transfer çıkmazlarıydı, krizdi derken yedik bu yılıda... Son günlerde 2010 için facebook'ta da dolaşan bir fotoğraf ile bu yıl'a artık nokta koyalım. Nice Siyah - Beyaz senelere, Nice Şampiyonluklara ve Demirören'siz Nice Yıllara Hep Beraber İnşallahhhhh :)


28 Aralık 2009 Pazartesi

Umutsuzluk

Artık iyice umutsuzluk kaplamaya başladı yüreklerde,az da olsa gelecege dair olan inançlar kararmaya başladı.Değer mi diyorsun bunca yıpratdıgına kendini senden istenilen gibi ol,otur izle maçını skoru,oynanan oyunu önemseme iç çayını kahveni gırgırını yap sen sadece kulubun lisanslı ürünlerini al,armalı kredi kartlarını al,kartalcell al,istanbuldaysan kombine değilsen lig tv al,kulube ekonomik katkın olsun ama o kadar ondan sonrasıyla uğraşma sorgulama istedigin gibi değil istenildigi gibi bir taraftar ol öyle istiyorlar çünkü bulmuşlarda zaten insanları altadmanın bir yönünü 2-3 galibiyet olsun heleki biri fener galibiyeti olsun şampiyonluk potasına gir herşey unutulur. aslında herkez der hiç bir şey olanları unutturamaz bize diye ama olanları unutmakda zaten susmak değilmidir görmezden gelmek değilmidir.ama kime neyi anlatacan ki anlatmaya çalıstıgın şeylerin önemi kalmamışsa umursanmıyorsa ne değişebilir ki ?
Kongre'ye 1 ay kaldı sadece camia yine sus pus herkez çekilmiş köşesine gözükenlerde değişik bir şey söylememekde,taraftar ibrahim altınsayın peşinde sihirli değnek şimdilik onda sanılıyor oportanistlerin dünyasında,sanki sorun sahıslarda öyle algılanıyor oysa sahıslar sadece mevcut sistem içersinde hareket eder siz bu çürümüş kokuşmuş sistemde bide beceriksiz olursanız herşeyi mahfedebilirsiniz ki mahfediliyorda zaten,şimdi ne verecek murat aksu veya sihirli değnek sahibi ibrahim altınsay yıldırım demirören dısında ne verecek yine aldatmaca yine duygu sömürmece...
stadda taraftar dövdürüldü,büyük Beşiktaş camiası sus pus,büyük Beşiktaş taraftarı sus pus,anarsizm'in simge yapan çarşı sus pus ,kaça satıldı Beşiktaşın serefi kaça satıldı çarşının anarşizmi temsil eden a harfi,taraftarın çogunlugu 3-5 galinbiyete,bit fener galibiyetine sattı onu biliyoruz hatta anlıyoruzda siz kaça sattınız,feridun düzağaç,cem dizdar yazı yazmaya başlamasımı düzeltecek veya unutturacak aldıgınız tavırları yoksa hala sosyal sorumluluk projelerine katılarak veya düzenleyerek mi kandıracaksınız ne oldu önemli maçlar bitti kongreye 1 ay kaldı nerde tavrınız o çok güldügümüz genç fb liler kadar bile yüreksizmiydi bu taraftar nerden tutsan elinde kalıyor nereye yönelsen izliyorsun çöküşü nedemeli size bilemem ki ama kongre yaklaştı birileri söylerler sizin agalarınıza fiyatlarını...